TORBALI, AK PARTİ VE ADNAN YAŞAR GÖRMEZ


ibrahim Kaya

ibrahim Kaya

Okunma 09 Ekim 2018, 00:04

AK Parti’nin kurulduğu 2002 yılında parti saflarındaki yerini aldı, ilk genel seçimlerde İzmir’den milletvekili adayı oldu. Daha sonraki yerel seçimlerde Mahmut Atilla Kaya ile birlikte görev alıp, belediye meclis üyesi oldu. İki yerel seçim atlattılar, parti Torbalı’da ilçe başkanı bulamazken elini taşın altına koydu, ilçe başkanı oldu.

Büyükşehir meclis üyeliği ve meclis başkanvekilliği yaparak belediyeciliğin tozunu-toprağını hem Torbalı’da hem de İzmir’de yuttu.

2014 yılı yerel seçimlerinde AK Parti’nin seçim kazanabileceğine inanmayanlar çil yavrusu gibi oraya buraya dağılırken, CHP’nin adayı Ufuk Yörük ve İsmail Uygur ile dirsek teması kurarlarken, O ve birkaç AK Parti sevdalısı arkadaşı çıkıp aday oldular.

En güçlü döneminde CHP’nin elinden belediyeyi aldılar…

O seçimden sonra AK Parti’nin Torbalı’da seçim kazanabileceğini görenler akbaba gibi üşüştüler. Görmez’in etrafını sarmaya, belediyeyi ele geçirmeye çalıştılar. Kimi ihale istedi, kimi ruhsat istedi, kimi makam-mevki istedi, kimi avanta peşinde koştu…

Yemedi başkan, kimseye de bir kuruş yedirmedi, yedirilmesine de göz yummadı…

Ondan sonra başladılar eleştirmeye. Yapamıyor dediler, edemiyor dediler, getiremiyor dediler; 500 Trilyon kamu yatırımı getirdi, 300’den fazla belediye projesi yaptı.

Belediyenin kapılarını Torbalı halkına açtı, bürokrasiyi ortadan kaldırdı. Bugün belediyeye işi düşen her vatandaş başkana ulaşabiliyor, yardımlarına ulaşabiliyor, belediyenin görevli müdürlerine, amirlerine, memurlarına ulaşıp direkt muhattap olabiliyor. İş takibi yapanlar, aracılık yapanlar, milleti sömürenler başladılar çamur atmaya. “Başkan dediğin siyah arabaya biner, camları filmli olur, 20-30 kişiyle dolaşır, herkesle muhattap olmaz” dediler. “Belediyeye her vatandaş elini kolunu sallayıp girip-çıkmaz” dediler. “Bu başkan eski köye yeni adet getirdi” dediler. Onlara inat Başkan beyaz arabaya bindi, halkla hep iç içe oldu. Belediyeye her giden kendisine ulaşabildi, derdini anlatabildi, o da elinden geldiği kadar vatandaşın işini gördü. Yetmedi akşamları da Başkan kendisi vatandaşın ayağına gitti, halini-hatırını sordu, sohbet etti, dertlerini sorunlarını taleplerini şikayetlerini dinledi.

Bunun neticesi de 60 mahalleye eşit hizmet oldu. Köy konakları, düğün sarayları, okullar, parklar, hastane, Fetrek, mahalle meydanları, sosyal yardımlar, kültürel etkinlikler, festivaller, asfalt ve yol çalışmaları, yeni belediye hizmet binası, halı saha ve basketbol sahaları, yürüyüş ve spor alanları, altyapı ve üstyapı hizmetleri oldu… hem de mahalle ayrımı yapılmaksızın, Torbalı’nın 603 kilometrekaresine eşit bir şekilde olmak üzere.

Torbalı son 5 yılda gördüğü hizmeti kendinden önceki hiçbir dönemde görmedi.

AK Parti’nin İzmir siyasetinde Torbalı lokomotif ilçedir. İzmir’in en güçlü ilçesidir. Belediyeyi kazanmış, milletvekili çıkarmış, her seçimde birinci parti olmuş, en yüksek oyu almış ilçesidir. Torbalı’yı güçlü yapan da bu sinerjidir.

Şimdi bu sinerjiyi yok etmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Görmez’in karşısına aday çıkarmaya çalışıyorlar, partide ikilik yaratmaya çalışıyorlar, milletin aklıyla alay ediyorlar…

Tüm bu çabanın bir tek nedeni var; Adnan Yaşar Görmez’i zayıflatıp ele geçirmek… bunu yapmaya çalışanların da sayısı 50-100 kişiyi geçmez.

Ama unuttukları bir şey var; gücünü Hakk’tan ve halktan alana hiçbir kuvvet boyun eğdiremez.

Bugüne kadar boynunu kimseye eğmemiş, utanacağı bir şey yapmamış, kendisine oy verenleri mahcup etmemiş, AK Parti’yi başı dik, alnı ak bir biçimde temsil etmiş Adnan Yaşar Görmez’e bugünden sonra da kimse boyun eğdiremez.

Seçime 6 ay kaldı. Burada AK Parti’nin kazanmasını istemeyen siyaset tüccarları sahneye bir tiyatro oyunu kurmuşlar. Ben onları “Güldür Güldür Torbalı” ekibi olarak görüyorum. Ortaya attıkları iddiaları da okurken gülüyorum.

Bu tüccarlar Torbalı’da son demlerini yaşıyorlar. 30-40 yıldır Torbalı’da siyaset satarak iş yapıyorlar. Bugün Adnan Yaşar Görmez’in aleyhinde iş yapanlara bakın, mutlaka her birinin tekerine çomak sokulmuştur. Bir kuyruk acıları mutlaka vardır.

Şimdi önümüzdeki 2019 seçimleri bana göre iki kat daha önem kazandı. Bu seçimlerde sadece belediye başkanı seçmeyeceğiz. Bu seçimlerin iki tarafı olacak; bir tarafta siyaset tüccarlarının ürettiği kirli siyaset, rant ve çıkar siyaseti, menfaat siyaseti olacak, diğer tarafta ise dürüst ve temiz siyaset, hizmet siyaseti olacak. Torbalı halkı hangisine oy verirse, diğeri tedavülden kalkacak.

İşte asıl mücadele de budur. Siyaset tüccarları o yüzden varını-yoğunu ortaya koymuş, Adnan Yaşar Görmez’e karşı canla-başla çırpınıyorlar. Çünkü bu seçim onlar için var olma-yok olma mücadelesidir.

Bakın arkadaşlar; 10 yıldır bu ilçede gazetecilik yapıyorum. Belediyede önemli görevlerde bulundum, gazetelerde genel yayın yönetmenliği, köşe yazarlığı yaptım, bazı dergilerde görev aldım, basın, medya ve siyaset adına yapılabilecek her işi yaptım. Torbalı’nın hiçbir döneminde siyaset bu kadar ayak altına düşmemişti.

Bunun da nedeni Adnan Yaşar Görmez’in gündelik siyasete prim vermemesi, çıkar, rant ve menfaate geçit vermemesidir. Torbalı’yı siyaset tüccarları ile değil, Torbalı halkı ile beraber yönetmesidir. Bunu hazmedemiyorlar. Torbalı’nın böyle bir siyasi alışkanlık kazanmasını istemiyorlar. 3 kişi, 5 kişi bir araya gelip Torbalı siyasetine yön vermek, belediye bütçesine hükmetmek, hangi ihalelerin nereye gideceğine karar vermek, nereye hangi hizmet yapılacak önceden bilmek istiyorlar. Adnan Yaşar Görmez de buna izin vermiyor. Bütün mesele budur…

Şimdi gelelim 2019 seçimlerine; Adnan Yaşar Görmez adaydır, mevcut belediye başkanı olması sebebiyle de bu en doğal hakkıdır, aday olduğunu da zaten resmi bir şekilde açıkladı. Şimdi başka aday varsa, bulunduğu görevden istifa edip çıksın adaylığını açıklasın da görelim…

Siyaset dediğin er meydanında yapılır. Gerisi boş laf…

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.