BİLAL ERDOĞAN'DAN BİLAL SAYGILI CAMİİ VE KÜLLİYESİ'NE ZİYARET

Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan, İzmir'de yapımı tamamlanmak üzere olan Ege Üniversitesi Bilal Saygılı Camii ve Külliyesi'ni ziyaret etti.

BİLAL ERDOĞAN'DAN BİLAL SAYGILI CAMİİ VE KÜLLİYESİ'NE ZİYARET
29 Nisan 2019 Pazartesi 12:51

Bornova ilçesinde yapımı tamamlanmak üzere olan Ege Üniversitesi Bilal Saygılı Camii ve Külliyesi'ne Bilal Erdoğan ziyarette bulundu.

Bilal Erdoğan, 2016 yılında temelleri atılan 16. yüzyıl klasik Osmanlı mimarisiyle bugünün teknolojisinin bir araya getirildiği camii inşaatında incelemelerde bulundu. Erdoğan, hayırsever işadamı Bilal Saygılı yaptırmış olduğu Ege Üniversitesi Bilal Saygılı Camii ve Külliyesi hakkında bilgi aldı. Bilal Saygılı ise verdiği bilgide yaklaşık 30 milyon TL'ye mal olan caminin külliye şeklinde olacağını ifade etti. Saygılı, "2016 yılında temellerine attığımız caminin Mayıs 2019 tarihinde bitirilmesini hedefliyoruz. Camimizde vakıf odası, aşevi, sergi salonu ve konferans salonu bulunacak. Aşevimizde her gün 200 üniversite öğrencisine yemek vermeyi planlıyoruz. Ayrıca bölgenin en güzel, en nitelikli konferans salonlarından biri de yapılıyor. 400 kişi kapasiteli bu merkezimizde mini bir sinema salonu ve modern bir ses sistemi olacak. Her türlü sunum ve film gösterisi rahatlıkla yapılabilecek. İnşallah açıldığında burayı ülkemizden ve yurtdışından bilim adamları, yazarlar ve sanatçılarla tam bir ilim, irfan yuvası haline getireceğiz." dedi.

BİLAL SAYGILI KİMDİR ?

İzmir’in tanınmış esnaflarından Eflatun Saygılı’nın oğlu olan Bilal Saygılı kendisini yapılan bir söyleşide şöyle tanımlılyor.

Ticaret hayatındaki başarıların yanı sıra insana verdiği değer ile 7'den 77'e herkesin dikkatini çeken İzmirli iş adamı Bilal Saygılı, 30 yılda küçük bir ticarethaneden Saygılı adıyla dev bir marka kuruluşuna dönüşmeyi başardı. Şu an dünyanın dört bir yanına rulman satan Saygılı Rulman Yönetim Kurulu Başkanı Bilal Saygılı'nın en büyük hayali ise Japon sermayesini İzmir'e getirmek.

Kısaca sizi tanıyabilir miyiz?

- 1970'de Ankara doğmuşum. Babam Eflatun Bey hava astsubayı, annem Emine Hanım ise ilkokul öğretmeniydi. Sırasıyla babamın tayinleri sebebiyle Ankara, Kayseri, Merzifon ve en son İzmir'de tahsillerimi yaptım. Karşıyaka Lisesi'nde eğitimimi tamamlarken bir yandan da üniversite sınavlarına hazırlanmaya başladım. Küçüklüğümden beri aklımda hep makine mühendisliği vardı. Üniversiteye kendi imkânlarımla hazırlandım. Çalışıp aldığım kitapları bulmaca çözer gibi uğraşırdım. Öyle yoğun çalışmışım ki Türkiye'de ilk bin arasına girip İTÜ Makine Mühendisliği'ni kazanmıştım. Hayatımdaki dönüm noktasıydı belki de. Üniversite sonrasında İzmir'e geri döndüğümde hem şirketin başına geçtim hem de eşim Şahika Hanım ile mutlu bir yuva kurduk. Mutlu bir ailemin yanı sıra ticarette de büyümek için çok çalıştık.

İş hayatınıza nasıl başladınız?

- 1986 yılında babam Eflatun Saygılı, Saygılı Ticaret'i kurdu. O zamanlar askeriyeden emeklilik süreci devam ettiği için şirketi benim üzerime kurduk. Ama ben iş hayatına üniversite okurken başladım. Okul olmadığında İzmir'de bizzat işi yönetirken okul açıldığında ise Marmara'da satış ve pazarlama ile ilgilenen biriydim. Haftanın beş günü okula gidiyordum. Bir yandan da akşam saat 4'te okul bitince koştura koştura sanayi sitelerine gidip işimi yapıyordum. Cumartesi günleri de etraftaki şehirlerde rulman satıyordum. Okul hayatımda başarılı olurken ticaret hayatında da başarılı olmayı öğrendim. İzmir'den malı getiriyordum ve satıyordum. Maliyet ve şirket masrafını babama verirdim gerisi kar olarak bana kalırdı. Sonra cirolara baktığımızda şirketin satışını yüzde 40 benim yaptığım ortaya çıkmıştı. Okul bittiğinde ise 1992 yılında babam şirketi bana bıraktı. İlk başta ağır geldi. Babam benim meğer önümü açmış. Bir yerde iki kaptan olmaz misali. Bu şirketi aslında bana kurmuş.

Küçük bir dükkandan bu güne nasıl geldiniz?

- Rulman, mekanik ve elektrikli düzeneklerde kayma sürtünmesi yerine bir yuvarlanma sürtünmesi sağlayarak enerji yitirilmesini azaltmak için yataklarla muylular arasına yerleştirilen parçadır. Türkiye rulman konusunda yurtdışına bağlı bir ülkeydi. Sektörü İstanbul'da gayrimüslimlerin elindeydi. Ben yurtdışına çıkıp malı Türkiye'ye getiririm ve satarım dedim. İlk seyahatim Almanya'ya oldu. 8 şehir gezdim ve bana verilen fiyatlarda Türkiye'de satılan fiyatların yarısından aşağı olduğunu gördüm. Hem ticaret erbabı hem de vatanını düşünen biri olarak ülkeme mal getirip çok az kar oranlarıyla satmaya başladım. 1994 yıllarına kadar reel sektör yurtiçinde rulmanı çok pahalıya alıyordu. Biz uygun fiyatlara getirince maliyetleri azaltmış olduk ve ihracatta rekabet yapma şansı ortaya çıktı. Yıllık baz da 5 milyon dolarlık mal getirdik ama 50 milyon dolarlık bir pazarı etkiledi. Birim fiyatlar otomatik olarak aşağı indi. Bu da ülkemizde dövizin kalmasına neden oldu. Bununla gurur duyuyorum. Aslında şirketin bugünlere gelmesi yurtdışındaki malı İzmir'e getirip yine yurtdışına satmamla başladı. 90'lı yıllarda yine Dubai, Singapur, Hong Kong, Malezya ve Çin'e gidip Uzakdoğu'yu keşfettim. Sonra da Rusya ile Ukrayna'daki rulman fabrikalarına gidip oradan mal getirdim. Kendi markamız Eterno'nun yanı sıra dünyaca ünlü Japon devi Nachi'nin Orta Doğu ve Türkiye Cumhuriyeti distribütörüyüz. İç piyasada sektöründe ode varız. Maden, enerji, makine, inşaat ve demir çelik sektörünün her yerinde varız. 50'ye yakın demir çelik fabrikasıyla çalışıyoruz.

Bilal Sayğılı'nın hedefi nedir?

- Ben bir makine mühendisiyim. Her zaman gönlümde üretim vardır. Arzum Japon yatırımcısını İzmir'e kazandırmak. NACHİ firmasının Avrupa ayağındaki rulman ihtiyacının Türkiye'deki Toyota firmasının da rulman ihtiyacının da buradan üretilmesini istiyorum. Onları buraya getirebilirsek, kendi mesleğimin en güzel başarısını yapmış olurum. Önümüzdeki 5 yıl içinde bunu yapmak istiyorum.

İş adamı olarak İzmir'i nasıl görüyorsunuz?

- İzmir tarihi açısından ülkemizin en köklü şehirlerinden bir tanesi. Yerli ve yabancı sermayenin barıştığı yer. Bunu tekrar gündeme getirmek lazım.

Boş zamanlarınızda neler yapıyorsunuz?

- Tarih kitaplarını okumayı çok seviyorum. Kitap okumak haricinde ise doğa sporlarına, motorsporlarına önem veririm. Bilişim teknolojisini yakinen takip ederim. Evde ise yemek yapmayı severim. Özellikle de kuzu güveçten tutun da kebapların her çeşidini yapan biriyim. Büyük oğlum Enes, ortanca Ubeyde ve küçük olan Ömer ile gündeme dair bol bol sohbet ederiz. Onların da dünya görüşü benim için çok önemlidir. En sevdiğim işlerden biri de gençlerle oturup sohbet etmek. Çağı yakalamak için onlarla bir aradayım. Hema tecrübelerimi aktarıyorum hem de onlardan bir şeyler öğreniyorum.

…..

Okura not;

Eflatun Saygılı’nın hayatının anlatıldığı EFLATUN YILLAR adlı birde kitap bulunuyor. Kitabı Rıfat Yörük derlemiş.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.