“Göz tansiyonu, görme kaybına yol açan hastalıklar arasında ikinci sırada.”

Uzmanlar, başlangıçta hiç belirti vermeyen, ilerleyen dönemde çevresel görmeyi bozan, son dönemlerinde ise körlüğe yol açabilen görme siniri hastalığı göz tansiyonuna (Glokom) karşı uyarıyor.

“Göz tansiyonu, görme kaybına yol açan hastalıklar arasında ikinci sırada.”
13 Mart 2019 Çarşamba 14:25

“Göz tansiyonu, görme kaybına yol açan hastalıklar arasında ikinci sırada.”

“40 yaşından sonra göz tansiyonunuzu takip edin.”

Uzmanlar,  başlangıçta hiç belirti vermeyen, ilerleyen dönemde çevresel görmeyi bozan, son dönemlerinde ise körlüğe yol açabilen görme siniri hastalığı göz tansiyonuna (Glokom) karşı uyarıyor.

40 yaşın üzerindeki her 50 kişiden birinde görülen göz tansiyonunun, dünyada görme kaybına yol açan hastalıklar arasında ikinci sırada yer aldığını kaydeden İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyeleri Doç. Dr. Mustafa Tözün, Dr. Öğr. Üyesi Asya Babaoğlu ile Araş. Gör. Dr. Büşra Tozduman, ülkemizde tanı almış 550 bin glokom hastası olduğunu belirtti.

“Şikayetler migrenle karıştırılabiliyor.”

İleri yaş, Ailede glokom öyküsü varlığı, myopi, hipertansiyon ve diyabetin hastalarının göz tansiyonu riskiyle karşı karşıya olduğunu vurgulayan İKÇÜ Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Tözün, glokom hastalarındaki şikâyetler ve belirtilerin hastalığın tipine ve ortaya çıkış yaşına göre değişiklik gösterdiğini belirtti. Doç. Dr.Tözün, “Hastalığın başlangıcında görme ile ilgili bir şikayet olmayabilir. Baş ağrısı, görmede bulanıklık, yakın görmede sorunlar, karanlık adaptasyonunda zorlanma, görüntülerin silikleşmesi, benzer tonlardaki şekillerin ayırt edilememesi gibi yakınmalar olabilir. Ani basınç artışı ile gözde ve başta şiddetli ağrı, göz çevresinde ışıklı halkalar görme (halo), göz kapaklarında şişlik, mide bulantısı ve kusma, görmede ani azalma ortaya çıkabilir. Bu tip sıklıkla migren ile karışabilir. Bu nedenle sık baş ve göz ağrısı olan hastalarda göz muayenesi ihmal edilmemelidir.” dedi.

“Glokomdaki görme alanı kaybı tehlikeli.”

Gözlerden biri glokomlu, diğerinde bu hastalığın gelişmediği durumların da olabileceğini söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Asya Babaoğlu, glokomdaki görme alanı kaybının anlattı. Dr. Öğr. Üyesi Babaoğlu, “Hastalar, etrafın siyah, sadece orta alanın açık olduğu, sanki bir borunun içinden bakar gibi bir görüntü oluştuğunu aktarır. Bu görüntü çok az hastada, hastalığın son zamanında oluşur. Oftalmoskop ve bilgisayarlı görüntüleme yöntemleri kullanılarak yapılan optik sinir başı (optik disk) muayenesi, retina sinir lifi tabakasının muayenesi, görme alanı ölçümü, kornea kalınlığı ölçümü ve göz tansiyonu ölçümü ile glokom tanısı konur.” diye konuştu.

“İlk hedef göz tansiyonunun düşürülmesi.”

Glokomda oluşan sinir hasarının geri dönüşü olmadığına işaret eden Araş. Gör. Dr. Büşra Tozduman ise bu yüzden erken tanı konulmasının önemine vurgu yaptı. Tedavi alınsa bile 7 hastadan birinde 20 yıl içinde tek gözde tam körlük gelişebileceğini kaydeden Dr. Araş. Gör. Tozduman, kilo ve tansiyon kontrolünün, fiziksel aktivitenin ve sigarayı bırakmanın glokoma bağlı görme kaybını önlemede yardımcı olabileceğini aktardı. Dr. Araş. Gör. Tozduman, “Hastalığın ilerlemesi ve körlüğe yol açmasında, ileri dönemde tanı alma, tedavi uyumsuzluğu ve periyodik kontrollere gidilmemesinin önemli risk faktörleri olduğu gösterilmiştir. Tedavi yöntemleri, hastalığın tipi, göz basıncının yüksekliği, göz siniri ve retinanın durumu, yaş, meslek, eşlik eden başka hastalıkların varlığı, evde yalnız yaşayıp yaşamama durumuna göre farklılık gösterir. Tedavinin temelini glokomun için en önemli risk faktörü olan göz tansiyonunun düşürülmesi oluşturur. Son zamanlarda optik sinir beslenme yetersizliği ve hücre kaybının önlenmesine yönelik tedaviler de gündeme gelmiştir. İlaç tedavisi, ilk tercih edilen yöntemdir. Diğer tedavi çeşitlerini lazer ve cerrahi yöntemlerden oluşturmaktadır.” dedi.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.