TİYATRONUN EFSANE İSMİNDEN ERDOĞAN’A ŞİİR…

Tiyatromuzun efsane ismi Abdullah Kars, yaşamını sürdürdüğü İzmir’in Torbalı ilçesinden Ak Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Eroğan için şiir yazdı.

TİYATRONUN EFSANE İSMİNDEN ERDOĞAN’A ŞİİR…
17 Haziran 2018 Pazar 16:35

Metropolishaber.com haber sitesine şiirini gönderen ve çarpıcı açıklamalarda bulunan Abdullah Kars, bütün ülkeyi birlik olmaya çağırdı. 1960 askeri darbesi sonrası İdam edilen Başbakan Adnan Menderes için “ülke ona sahip çıksaydı, şimdi Türkiye 5 kat daha büyümüştü” ifadelerini kullanan ünlü tiyatrocu ve oyun yazarı, yönetmen Abdullah Kars “ ben bu kadarını yapabildim. Şiirlerimle vatandaşlarımızı uyarmaya çalışıyorum” şeklinde konuştu.

İŞTE ABDULLAH KAR’IN İLK KEZ YAYINLANANACAK OLAN ŞİİRİ

KAHRAMAN REİSİCUMHUR’UM

Zalimlerin korkusu, mazlumların dostusun,

Türkiye’min başında sen Allah’ın lütfusun.

Rabb’im sizi, inşallah hedefe kavuşturur,

İkinciye lüzum yok, yetecek birinci tur.

“Beş benzemez” korosu, bol keseden atıyor,

Devletin parasını, vaatle dağıtıyor.

Gücünüz yetiyorsa ta gönülden bağlayın,

Sonu hüsran olursa hâlinize ağlayın.

Hiç secdeye varmayan, namaz kıldı seçimde.

Adı “İnce” tavrı kaba, işte böyle biçimde.

Ayeti inkâr etti, örtü ile uğraştı,

Daha başka konularda haddini çoktan aştı.

Apoletleri söker, kıraathaneyi bilmez,

Edep erkân bilmeyen, zorla hizaya gelmez.

CHP ve Akşener, “Selo”nun güvencesi,

Galip gelir inşallah, Erdoğan’ın gür sesi.

Meydanlarda fink atar, Reisicumhur’a çatar,

Kinayeli, rumuzlu, Bahçeli’ye taş atar.

“Beş benzemez” içinde bizim “Saadet” de gitti,

“Rize’mizin gelini” senin de işin bitti.

Millet ittifaklılar, Kandil’e olur vermiyor,

PKK’nın yuvası, yıkılsın istemiyor.

Ey, seçmen kardeşim! Rehavete kapılma,

Bu satılmış hainlerin, sakın sözüne kanma!

“Bahçeli” deyince duracaksın orada,

Ona olan inancım yıllardır baş sırada.

“Cumhur İttifakı”na halkımız inanıyor,

Milliyet, mukaddesat onlarla şahlanıyor.

Ak Parti ve MHP’yle milletimiz coşacak,

İnşallah vatandaşlar, bu karara koşacak.

Kahraman Reisicumhur’um! Geceyi gündüze kattın,

Bütün bu gerçekleri, seçmenlere anlattın.

İnşallah yüce davamızı, halkımız anlar,

Hedefe kısa yoldan varmamızı onaylar.

16.06.2018

Abdullah Kars (öğle, ikindi arası)

Türk İslam Tiyatrosunun efsane ismi Abdullah Kars yazarımız Halit Tunç’a mücadelelerle dolu hayatını şöyle özetlemişti.

“Kayseri Güzelsu köyünde doğmuşum. Aynı anne ve babadan 17 kardeşten biriyim. Ben 8. sıradaydım. Sağlıklı doğmuşum. İki yaşıma geldiğimde medrese eğitimi almış annemden dualar ezberlemeye başladım.

Anadolu’da köy odaları vardı. Halen o geleneğin devam ettiği yöreler bulunuyor. Bende babamla birlikte o köy odasında Deli İbrahim adlı muhtarımızın Emik adında bir kızları vardı… Karşı köyden Çaparoğlu adlı ekonomik bakımdan güçlü bir adamın kızına vermişler.

7 gün 7 gece süren bir düğün yaşandı köyümüzde. Bütün çevre ilerden hokkabazlar, yöresel onlarca gösteri sunan sanatçılar gelmişti. Bir tiyatro oyununda bana küçük bir sahnelik rol verdiler, senaryo gereği vurulmuş olan bir kahramana sarılıp ağlayacağım.

Nitekim öyle de oldu, gerçekten ağladım, beni izleyenlerde ağladı, babam ağladı ve İlk tiyatro deneyimim henüz 6 yaşında başladı. Bu gösteriyi İzleyenler babama “bu çocuğu mutlaka okula gönder” dediler.

Okula başladım sadece bir ay içinde okuma-yazmayı öğrendim. Herkes bu durumu şaşkınlıkla izliyordu.

O yıllarda ülkemizde bebek çocuk ölüm oranları çok yüksekti. Köye aşıya gelmiş sağlık ekibinin beraberinde getirdiği dergiyi alıp tamamını okuduğumu hatırlıyorum.

Okuldaki etkinliklerde, bayramlarda, şiirleri ben okuyordum.

ÇOK YOKSULDUK

okumak için Kayseri’ye gitmek, oraya yerleşmek gerekiyordu. Oldukça yoksulduk. Bir gün bana beyaz renkte bir çuvalı pantolona dönüştürüp, yiyeceklerimiz, malzemeleri alıp, merkep sırtında Kayseri’ye saatlerce süren bir yolculuk yaptık. Bir hana yerleştiğimizi, orada bir haftadan süre kaldığımızı, bitlendiğimizi bugün gibi hatırlıyorum.

DSİ ŞİİR YARIŞMASI DÜZENLEDİ

Benim şiirle, yazı hayatıyla buluşmam da bir dönüm noktası ise Devlet Su İşleri Müdürlüğünün açtığı şiir yarışmasında birincilik kazanmam oldu. O yoksulluk, yokluk dönemimde 500 lira para ödülü almıştım.

DSİ yetkilileri yazdığım şiiri gözyaşları içinde dinlemişti Oturduğumuz evi, ablamla yaşadığımız hayatı gördüklerinde şaşkınlıklarını gizleyememişlerdi. Bize uygun bir ev sağladılar. Bu hayatımızda dönüm noktası oldu. Okul süresince hep desteklerini gördük.

1960 DARBESİ

O zor kâbus gibi günlerden sora çevremizin yardımıyla İmam Hatip ortaokulunu bitirdim. İhtilal yıllarıydı…1960 askeri darbesi olmuştu.

Şiir, edebiyat, tiyatro yönüm her ortamda kabul görmeye ve karşılık bulmaya başlamıştı. Ortaokuldan sonra lise son sınıfa başladım. Çünkü bize o dönemde böyle bir hak tanındı. Lisede Mehmet Ateşoğlu diye bir müdür vardı. İnançlıydı. Bana farklı yaklaştı ve özel ilgi gösterirdi.

MENDERES İDAM EDİLDİ, ÜLKE YASA BOĞULDU

Başbakan Adnan Menderes 17 Eylül’de darbeciler tarafından İdam edildi. Ben lise öğrencisiydim büyük bir acı içinde Menderes’e şiir yazdım. Okul müdürü bunu duyunca beni çağırdı. Kendisine ve bütün okula okudum. Yasaklara rağmen o dönemde böyle bir milli duruş, direniş ruhu Anadolu’ ya yerleşmiş, tepki çığ gibi büyüyordu. O okul müdürü de daha sonra bir pankarttan dolayı tutuklandı. Daha sonra da Kayseri’den milletvekili seçildi.

Liseden sonra İlahiyata değil de farklı okulları amaçlıyordum. Örneğin tıp gibi. Sonra İlahiyat Fakültesinde adım çıktı oraya yazıldım. Birde Zeynel Abidin Camiisine tayinim çıktı.

İlahiyat fakültesinde “FEDAKAR SUBAYLAR KOREDE” isimli bir oyunda okulu temsilen başrol oynadım. O dönemin büyük ustadları , sahne arkasına geldiler. Benim tiyatrocu olmam gerektiğini söylediler.

Bahriye Uçok’ta o dönemde tiyatrocu olmamı istiyordu… maksadı başka türlü olsa da. İlahiyat Fakültesindeyken, Devlet Konservatuarına da kaydımı yaptırdım. Okulun ikinci senesinde tiyatro grubu kurduk. Ben başrol oynuyordum. Her şey benim. Oradan aldığım motivasyonla, teşvikle HAZRETİ ÖMER’İN ADALETİNİ yazdım. Oynadık. Diyanet İşleri Başkanlığı oyuna sahip çıktı. Büyük Tiyatro’da haftada iki gün sahneliyoruz. Cumartesi, Pazar günleri oynuyoruz.

BU ARADA NECİP FAZIL’LA KARŞILAŞTIK.

Yıl 1967

Mehmet Akif İnan diye bir kardeşimiz vardı. Memur-Sen’ nin korucusu. Milli Talebe Birliği başkanıydı. Necip Fazlı’ konferansa getiriyordu. Üstat bizim tiyatroda büyük kalabalığı görünce merak etmiş, sormuş, kalabalığın kendi konferansına geldiğini sanmış, gişelerde bilet kesildiğini fark edince “ konferansı biletlimi yaptınız “ demiş.

Sonra kalabalığın tiyatro için oluştuğunu öğrenince oyunu izlemeye karar vermiş. Adımı öğrenmiş, Kahraman Maraşlı olduğumu söylemişler. Beni Locadan izlemeye karar vermiş. Bende o oyunda kadın rolü oynadım.

Vardım elini öptüm. Nereli olduğumu sordu. K.Maraşlı olduğumu, Kayseri’de doğduğumu söyledim. Necip Fazıl’ın Maraşlı olduğunu bildiğim için özelilikle ona vurgu yapmıştım.

Oyundaki rollerimi de öğrenince

Bana aynen şunları söyledi” en abanoz kütüğüsün, senden mihrap minber olur. İşlemek için nakkaşa lazım. Oda ben olacağım. Dille benden ne dilersen”

Aynen böyle. Abanoz kütüğü sağlam ağaç olduğu için o benzetmeyi yapmıştı.

Ondan tiyatro eseri olarak Mehmet Akif’i istedim.

“Hayır onu yazmayacağım” dedi.

Bedir’in Aslanları gündeme getirdi. Ancak sonradan YUNUS’ u yazdı. Önce çok para istedi. Sözleşmeli tabiî ki.. Benim oynamam için tam 4 eser yazdı. Yunus Emre, İbrahim Ethem, Mukaddes Emanet ve Püf noktası.

Bu büyük buluşmadan sonra bütün Türkiye’de adından söz ettirilen en ünlü tiyatro sanatçısı, yazarı ve yönetmeni aynı zamanda şair unvanına sahip oldum. Türkiye çapında turneler süreci başladı.

Okul bitmişti. Memurluktan ayrılmıştım. Ama tiyatro biletlerim camilerde satılıyordu. İşte İslam Tiyatrosu Doğuyor manşetleri bu dönemlerde atılıyordu.

Bu arada İstanbul’da Kazabilanka Gazinosunun sahibinden davet aldım. Benden öncede Zeki Müren orada sahne alıyordu.

Necip Fazıl’la tanışmamız böyle başladı ve bir daha da kopmadı. “


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Atillakarakaya - 4 ay önce
Guzel
Avatar
Atilla kara kaya - 1 ay önce
Ben bu oyunda oynadım hazreti Ömer' in adaleti yaşım 11 idi.
Avatar
Du - 4 hafta önce
Dursun ali çelik etkileyici hayat hikayesi güzel
Avatar
Casim yıldırım 05322574247 - 3 hafta önce
Üstadım Allah sizlerden razi olsun konuşmanızi izledim yazıklarınızı okudum o gece sabahladım ne muhterem bir kişiliğiniz ne söylersem kelimeler kifayetsız kalır Allah sizden razi olsun ellerinizden öperim duanızi bekliyorum saygılarımla ben de Kars liyım soyadınız gibi selamümaleyküm