İZMİR’DEKİ ÜNİVERSİTE HASTANELERİN DURUMU ÜZERİNE (1)


Halit TUNÇ

Halit TUNÇ

21 Temmuz 2019, 01:27

Önce şunu belirtmeliyim.

Üniversite hastanelerinin bütün çalışanlarını, bilim insanlarını bu eleştirilerin dışında tutuyorum.

Benim tespitlerim fiyakalı, kibirli, ulaşılamaz, gösterişli rektörlere, tıp fakültesi dekanlarına, baş hekimlere, hastane müdürlerine, genel sekreterlere ve bölüm başkanlarınadır.

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan eğer bir gece ansızın Tebdil-i kıyafetle Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi ile Dokuz Eylül Üniversite Tıp Fakültesi Hastanelerini gezerse bir sonraki gün ne rektör kalır ne dekan nede başhekim.

Bu kadar kesin ve kararlı yazıyorum.

Yaklaşık bir hafta süreyle Ege Üniversitesindeki bütün bölümleri, poliklinikleri, ameliyathaneleri, laboratuvarları diğer bölümleri gezdim, gözlemledim.

Ege Üniversitesi Hastanesi’nde sağlıklı işleyen iki şey var;

Parsel, parsel bölüştürülüp birer ticarethaneye dönüştürülen kantinler ve oto parklar…

Helal olsun.

Adamlar profesyonel ve işlerini iyi yapıyor. Çoğu da Ankara firması…

Bölüm hocalarımızla ameliyathaneleri gezdik. Tavanlardan parçalar düşüyor, duvarlar çürümüş. Yataklı tedavi gören hasta ve yakınlarının kullandığı ortak tuvaletler rezalet, hasta odalarının kapıları dahi kurtlanmış, parça-parça dökülüyor.

Ülkemizin en köklü, en kurumsal hastanesi, gerçek anlamda bilim yuvası kaderine terk edilmiş.

Neredeyse bütün bölümleri dolaştım. Rektör hocamızı gören, tanıyan, oralara uğradığını, birimleri gezdiğini, ya da bilgi sahibi olduğunu söyleyen tek bölüm sorumlusu görmedim.

Bırakın rektörü, dekana, baş hekime ulaşmanın mümkün olmadığını anlattılar. Acil çözüm bekleyen onlarca başvuru dekanlıkta yığılmış.

Gerekçeleri ise ‘’bütçe yetersizliği”

Her ay katlanarak artan borçlar, iyi yönetilmeyen kaynaklar…

Üniversite yönetimi ise daha farklı bir tablo çiziyor.

Örneğin; rektör hocamız göreve geldiği süre içinde bazı kurumlar ve kuruluşlarla yapılmış onlarca iş birliği projesi görselini, imzalanan protokol haberlerini medyaya servis ediyor.

Bu ‘bilimsel iş birliği’ projelerinin çok önemli bir kısmının şimdiye kadar ne devamını, nede karşılığını gördük.

Eğer bu haberlerde amaç ‘rektör çalışıyor, sanayiciyle, meslek kuruluşlarıyla, halkla, STK’larla diyalog içinde’ algısı oluşturmak ise ben buna ‘günü kurtarmak’ derim.

Dün bir haber daha servis edilmiş.

“UniAr (Üniversite Araştırmaları Laboratuvarı) tarafından 35 binin üzerinde öğrenci görüşü alınarak gerçekleştirilen Türkiye Üniversite Memnuniyet Araştırması (TÜMA) raporuna göre Ege Üniversitesi, 123 devlet ve 65 vakıf olmak üzere 188 üniversite arasında geçen yıla göre önemli bir sıçrama yaptı.” deniliyor.

Bizde inandık (!)

Burası İzmir.

O raporların neler karşılığında nasıl yazılılığını bilen bir kent.

Siz Ege Üniversitesinde poliklinik hizmeti gören, ameliyat olan, işi düşen, hastane bahçesinde bir damla suya hasret, gölgeye, ilgiye muhtaç biçimde sabahlayan hasta yakını vatandaşlarla da lütfen benzer anketler yapın. Üniversitenin fotoğrafını bence birde buradan çekelim.

Ege Üniversitesi 64 yıldır var. Her sene ortalama 70 bin vatandaşımız yataklı tedavi görüyor. Böylesine büyük ve önemli bir kurumun çok hızlı biçimde tekrardan ayağa kaldırılması gerekiyor.

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi binası ekonomik ömrünü doldurdu, yenilenmesi, fiziki koşullarının iyileştirilmesi artık mümkün değil, yıkılıp yeniden yapılması gerekiyor” diyen bir akademik/ mühendislik çevresi de var. Onlarla da görüştüm.

Bunu da tartışmaya açmalıyız.

Özetle; çok acil biçimde harekete geçilmesi gerekiyor. Yeni bir başarı hikayesi yazmak ve üniversitemizi sahiplenmek zorundayız.

Çünkü izlediğim kadarıyla mevcut yönetim bunu yeterince öngöremiyor. Onların derdi başka.

Rektör hocamız ise şu günlerde hastane bahçesinin peyzajıyla ilgili peş peşe ihaleler yapmakla ve dış çevre düzenlemesiyle epeyce meşgul.

Çok fazla geç kalmadan,

Birilerinin çıkıp Kral Çıplak demesi gerekiyor.

Saygılarımla

NOT; gelecek yazım dokuz eylül üniversitesiyle ilgili olacak.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.