İZMİR UYGUR TÜRKLERİNE AĞLADI…

İzmir'de, Sivas Yiğidolar Dernekleri Federasyonu tarafından Çin'in Doğu Türkistan'da yaşayan Uygur Türklerine yönelik uygulamalarını protesto etmek amacıyla miting düzenlendi. Mitinge Ak Parti Karabağlar Belediye Başkan Adayı Bilal Doğan’da katıldı.

İZMİR UYGUR TÜRKLERİNE AĞLADI…
20 Ocak 2019 Pazar 17:16

İzmir'de, Sivas Yiğidolar Dernekleri Federasyonu tarafından Çin'in Doğu Türkistan'da yaşayan Uygur Türklerine yönelik uygulamalarını protesto etmek amacıyla miting düzenlendi.Konak ilçesindeki Gündoğdu Meydanı'nda bir araya gelen federasyon üyeleri, İstiklal Marşı okudu. Federasyon Başkanı Murat Urhan, yaptığı konuşmada, mitinge katılanlara teşekkür etti.

Başkan Yardımcısı Ali Osman Karabulut da ekonomik, siyasi ve askeri gücünü kullanan Çin'in, bütün dünyanın gözü önünde Müslüman Uygur Türklerini asimile etmeye çalıştığını söyledi.“Çin devleti ‘Eğitim Merkezleri’ adı altında Uygur Müslümanlarına yönelik toplama kampları kurdu. Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki kamplar 2013 yılından sonra birer “İstihbarat Laboratuvarı’na” dönüştürüldü.Ekonomik, siyasi ve askeri gücünü kullanan Çin; bütün dünyanın gözleri önünde bu vahşi kamplarda Komünist doktrine dayalı olarak farklı işkence metotlarıyla Müslüman Uygur Türklerini asimile etmeye çalışıyor.Elde edilen uydu görüntülerinde binlerce Uygur Türk’ü çok ağır koşullarda bölgedeki sanayi kuruluşlarında köle olarak çalıştırılmaktadır. İnsan hakları örgütleri ile Birleşmiş Milletlerin verilerine göre asimilasyon politikası nedeniyle bir milyondan fazla soydaşımız ise halen kamplarda tutuluyor.

Çin işkencesi, insan hakları ihlalleri bununla sınırlı değil;

Pekin hükümeti;

  • Doğu Türkistan’ın tamamını dünyanın en büyük gözaltı kampına dönüştürülmüştür.
  • Doğu Türkistan’daki Uygurlar arasında ve yurt dışıyla bağlantılar kesilmiştir.
  • Nazi tarzı toplama kamplarında ve cezaevlerinde çok sayıda Uygur kanaat önderi, yazarı, gazetecisi tutuklu bulunmaktadır.
  • Sistemli bir şeklide sicilleri tutulan tüm Uygurların, Kazakların DNA verileri de özel bir DNA bankasında tutulmaktadır.
  • Dünya İnsan Hakları örgütlerine Uygur ve Kazak tutuklulardan organ çalındığına ilişkin yoğun ihbarlar gelmektedir.
  • Konvansiyonel usullerle gözaltına alınan, kamplarda tutulan ve farklı bölgelere sürgün edilen on binlerce Uygur’dan haber alınamıyor.
  • Ekim 1949’da Çin Halk Kurtuluş Ordusu’nun Doğu Türkistan Cumhuriyeti’ni işgal etmesiyle başlayan Doğu Türkistan ilhakı devam ediyor. Şimdiki adıyla Sincan Uygur Özerk Bölgesinde yazılı basını, yazılı tarihi yok etmek amacıyla milyonlarca kitap, belge ve çok değerli arşivler yakılıyor. Uygurlara karşı kültürel soykırım giderek şiddetleniyor.
  • Pekin hükümeti; Doğu Türkistan’da sıkı biçimde doğum kontrol politikası uygularken, milyonlarca Han Çinlisinin Doğu Türkistan’a hukuksuz olarak taşınması için teşvikler sağlıyor. Fiziki şartları oluşturuyor.
  • Uygur dilini yok etmek, değersizleştirmek amacıyla Uygurca yayınlara yönelik sıkı kontrol politikası uyguluyor. Bu dilde yayın yapanlara potansiyel terörist muamelesi yapıyor.
  • Geleneksel Uygur kıyafetlerini yasaklamakla kalmıyor, o kıyafetlere ilişkin kötü algı oluşturmak amacıyla TV dizilerinde, filmlerinde, tiyatrolarda, okullarda çalışmalar yapılıyor.
  • Helal yiyecekler kanunen yasaklı hale getirildi.
  • Uygurlar tarihi yapıları farklı gerekçelerle yıkılıyor.
  • Bölgedeki Uygurların 1953’te % 75 olan nüfus oranı, 2000 yılında % 40’a düşürülmüştür. Han Çinlilerinin oranı ise % 6’dan % 45’e çıkmıştır. Bunlar sadece bize ulaşan uygulamalar:
  • Doğu Türkistan, bu patolojik nefretin, acımasız ırkçılığın vahşetiyle, savunmasız, silahsız, çaresiz biçimde 300 yıldır yapayalnız boğuşuyor.

Siz Müslümanlar kendinize hiç sordunuz mu biz ne yapıyoruz ?

Devlet terörü bütün vahşetiyle bu bölgede çok acımasız biçimde uygulanıyor. Aile yapısından, ibadette yaşamın bütün alanlarına yönelmiş durumda.Bütün dünyayı ve özellikle İslam alemini duyarlı, kararlı biçimde bu vahşeti, soykırımı, insanlık dışı uygulamaları durdurmak için harekete geçmeye davet ediyoruz.Siyasi, ekonomik ve farklı nedenlerden dolayı bu insanlık dramını yok sayan, görmezden gelenlerin, kör, sağır, dilsiz davrananları tarihimizce asla af edilmeyeceklerine inanıyoruz.”Konuşmaların ardından Uygur Türkleri için dualar edildi. Mitinge katılan Uygur ve Azerbaycan uyruklu bazı kadınların ağladıkları gözlemlendi.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.