CHP’ Yİ PARMAĞINDA OYNATAN PROFESÖR…


Martı İzmirli

Martı İzmirli

Okunma 04 Mart 2019, 15:04

Dokuz Eylül Üniversitesinde sosyoloji profesörüydü. CHP’li Belediyelere sosyolojik analiz raporları, kamuoyu anketleri yapıyordu. Halk TV’de CHP’nin yol haritasına dair görüşlerde tespitlerde bulunuyordu.

Tuncelili olması nedeniyle kendini Kemal Kılıçdaroğlu’ nun yakın akrabası olarak tanıtıyordu.

Aynı soyadı taşıdığı CHP’li bir Milletvekiliyle kuzen olduğunu her ortamda dillendiriyordu.

Bazen CHP’li belediyeleri Genel Merkezin telefonundan arıyor, partinin derin adamı olduğu algısını oluşturuyordu.

Referansı böylesine güçlü olunca İzmir’deki CHP’li belediyelerin onun sözde araştırma projelerine ‘hayır’ deme şansı yoktu.

“Size özel saha araştırması, anketler, sosyolojik çalışmalar yapıyorum” dediği araştırmaların tamamının aynı ve tamamen çakma olduğu anlaşıldığında yerel seçim ile aday belirleme süreci başlamıştı.

CHP’li belediye başkanları sustu, daha açıkçası susmak zorundaydılar, kendilerini zor ve karmaşık bir süreç bekliyordu.

CHP’yi dizayn etmekle meşgul etkili bir milletvekilin akrabasına kim ne diyebilirdi ki ?

Gelelim asıl bombaya…

Belediye Başkan Adaylarını belirleme sürecinde artık sona gelinmişti.

Bizim sosyoloji profesörü ve milletvekiliyle yakınının Ankara, Aydın, İzmir üçgeninde tempolu bir ilişkiler zinciri ve para (bağış) pazarlıkları başlamıştır.

Peş peşe CHP’li başkanların kellesi koparılıyordu. İzmir için “Azizciler gidiyor” denilse de işi öyle değildi.

Siyaset pazarında milyar dolarlar dönüyordu. Aynı koltuk bazen bir gecede 3 kez el değiştiriyordu. CHP İzmir’den Belediye Başkan Adayı olmanın tek kriteri vardı. ZENGİN OLMAK yada adayın güçlü bir sponsorunun olmasıydı.

En son pazarlık masalarından biri İzmir’in Menderes ilçesinde kurulmuştu. Masada sosyoloji profesörü ve milletvekili ile bir ilçeden belediye başkan adayı olan kurt bir siyasetçi oturuyordu. Profesörün şöyle bir önerisi vardı “ 3 milyon TL (bağış !) karşılığı seni aday göstereceğiz. Seçildikten son 2 milyon TL daha vereceksin. Belediye Meclis üyesi listesinde beni 1. Sıraya yazacaksın. Seçilmen durumunda başkan yardımcısı olacağım. Muhasebe, İmar, Fen İşleri, Kültür, sosyal işler müdürlüğü bana bağlı çalışacak

Deneyimli eski belediye başkanı bu teklifi red eder.

“siz beni belediye başkanı değil, kendinize kukla olarak seçtirmek istiyorsunuz.” der. Pazarlık masasından ayrılır. Masalar devrilir. Tam ayrılacakları sırada sosyoloji hocası her zamanki nazik tavrıyla son hamleyi yapar “ aynı şartları komşu ilçenin belediye başkan aday adayı bu şartları kabul ediyor. Ancak oradaki diğer aday MKYK’dan geçmiş. İşimizi biraz zorlaştıracak .O çocuk çok güçlü”

Peki, sonra neler yaşanıyor?

Bizim profesör ve milletvekili olan yakını düğmeye basıyorlar. MKYK’dan geçtiği açıklanan adayı geri çekiyorlar. Para transferi gerçekleşiyor. İşaret ettiği kişi aday gösteriliyor. Kendisi de adı geçen ilçeden 1. sıradan belediye meclis üyesi gösteriliyor.

Profesör ve tayfası kazanırsa bu ilçenin belediye başkan yardımcısı olacakmış…

Büyük soygun için bütün hazırlıklar tamamlandı. Şimdi sıra o ilçenin şifresini ele geçirmeye geldi.

Gerisini siz düşünün.

NOT: Malum profesörü eski rektörüne sordum. Aldığım cevapla şok oldum “ tam bir pazarlama hocası)

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.