YAYILAN KOKULAR KENTTE BU YAZIN ÇOK ZOR GEÇECEĞİNİ GÖSTERİYOR.

Ege’nin en önemli çevre sorunları arasında yer alan İzmir körfezi bu yıl yaz sıcakları başlamadan kokmaya başladı.

YAYILAN KOKULAR KENTTE BU YAZIN ÇOK ZOR GEÇECEĞİNİ GÖSTERİYOR.
31 Mayıs 2020 Pazar 14:50

Her yaz İzmir’in kabusu olan Harmandanlı çöplüğü ve İzmir Körfezindeki keskin kokular bu yıl sıcaklar bastırmadan kendini his ettirmeye başladı. Meles ve Arap Deresi ile Manda Çayı'ndan etrafa yayılan pis kokular, İzmirlileri isyan ettirdi.

DENİZİN HALİ KORKUTTU

Dere yataklarından lağım akarken, İzmir Körfezi de çok erken alarm vermeye başladı. İzmir sahilleri boyunca denizdeki koku ve kirlilik, deniz yüzeyine çıkan planktonlar, evsel atıklar, plastik malzemeler, çevreye duyarlı vatandaşlar tarafından çekilerek sosyal medya hesaplarından paylaşıldı.

YÜZÜLECEK KÖRFEZ TAMAMEN HAYAL.

Bir önceki dönemin Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, göreve seçildikten hemen sonra Yıldız FM ve Kanal 35’te yazarımız Halit Tunç’a yaptığı açıklamalarda 3 yıl içinde İzmir körfezinin yüzülebilir hale geleceğini açıklamıştı. 25 yıldır CHP’li belediyeler tarafından yönetilen kentte, Harmandalı çöplüğüne, ve körfez kirliliğine kalıcı çözüm bulunamadı.

İzmir’in mevcut Belediye Başkanı Tunç Soyer’de "Körfez'de 3 yıla kadar yüzülebilecek" vaadinde bulunmuştu. Aradan geçen süreye rağmen bu alanda herhangi bir çalışmanın yapılmadığı öğrenildi.

İSTANBUL BUNU NASIL BAŞARDI ?

1995-2002 yılları arasında İSKİ Genel Müdürlüğü yapan, eski Orman ve Su İşleri Bakanı, AK Parti Milletvekili Veysel Eroğlu, 1994 yılından sonra Haliç için yapılan çalışmaları anlatarak, "O zaman hiçbir canlı yaşamayan Haliç'te şu an da 48 civarında balık türü var. Ayrıca yunuslar yüzüyor" dedi.

"Haliç, Cumhurbaşkanımız 1994 yılında İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlığını kazandığı zaman o kadar berbattı ki lağım çukuruydu" diyen Veysel Eroğlu, şöyle konuştu:

"Kilometrelerce öteden Haliç'e yaklaşınca arabanın camlarını kapatırdık. Kokusu insanın genzini yakardı. Haliç civarında kimsenin oturması mümkün değildi. Haliç'te bir tek canlı dahi yaşamıyordu. Sayın Cumhurbaşkanımız belediye başkanı olunca İstanbul'un en büyük meseleleri su meselesi, çöplerin bertaraf edilmesi ve hava kirliliğiydi. Haliç'i kurtarmak için çöp meselesinin halledilmesi gerekiyordu. İkinci olarak Haliç'e akan bütün atık suların arıtılıp uzaklaştırılması gerekiyordu. Üçüncü olarak ise Haliç'teki 5 milyon metreküp birikmiş olan çamurun alınıp bir şekilde bertaraf edilmesi gerekiyordu. Bunların hepsini yaptık.."

"5 MİLYON METREKÜP ÇAMURU SUYLA BERABER TAŞIDIK"

Veysel Eroğlu, "Haliç'in durumu belli. Kokusu, lağım çukuru ve içinde hiçbir canlı yaşamıyordu. Bunu kurtarmak için büyük bir hamle yapmamız lazımdı. Atık suların girişini önledik. Dereleri ıslah ettik. Geriye kaldı çamur. Sayın Cumhurbaşkanımızla istişare ettik. Burada Adem Baştürk'ü hayırla yad etmek istiyorum. Haliç kurtarılamaz diye rapor vardı. Bu rapor ödül almış. Altın boynuzu yok etmek ne demek? Biz Haliç'in doldurulmasına şiddetle karşı çıktık. 5 milyon metreküp çamur nasıl bertaraf edilir? Prof. Dr. Adem Baştürk, Alibeyköy'de bir taş ocağı gördü. Tehlikeli bir çukur. Çamuru buraya taşıyalım diye teklif etti. Biz çamurla suyu alalım bunu yukarı götürdük. Çamur ve suyu ayırdık. Filtrelenmiş su tekrar Haliç'e geldi. Böylece İstanbullu fark etmeden, sessiz sedasız 5 milyon metreküp çamuru suyla beraber taşıdık." dedi.

HALİÇ'TE ŞU AN DA 48 CİVARINDA BALIK TÜRÜ VAR

Haliç'in temizliği ve canlandırılması için uzun yıllar çalışmalar yaptıklarını belirten Veysel Eroğlu, şöyle devam etti:

"Cumhurbaşkanımız 'Haliç'e bir akıntı olsun İstanbul Boğazı'ndan bir tünelle Haliç'e su aktaralım' dedi. Bu da başarıyla yapıldı. Cumhurbaşkanımız bunun açılışını yaptı. Yani Haliç'e şu an İstanbul Boğazı'ndan gelen temiz su da akıyor. Benim korkum bunlar çok iyi bir işletme gerektiriyor. Yüzlerce pompa istasyonu yaptık. Bunların bakımları yapılmalı. Bu tesisleri yapmak yetmiyor. Çalıştırmak, işletmek bilgi, tecrübe ve enerji istiyor. Tertemiz Haliç teslim ettik. O zaman hiçbir canlı yaşamayan Haliç'te şu an da 48 civarında balık türü var. Ayrıca yunuslar yüzüyor. Acaba bunlar bu büyük tesisleri işletecek vizyon sahibi değiller de kirletiyorlar, bir bahane mi üretmeye başladılar. Biliyorsunuz daha başlar başlamaz İstanbul'un suyu kesilecek, diye başladılar. O zaman biz anlattık. İçme suyu şebekesini kim değiştirdi? 200 yıllık ömrü var. Şebekeyi biz değiştirdik. Dünyanın en ileri arıtma tesislerini biz yaptık."

"HALİÇ DÜNYADA SES GETİRDİ"

"Biz Haliç'i temizlemek için 500 milyon dolar harcadık" diyen Veysel Eroğlu, "Haliç dünyada ses getirdi. Dünyada en iyi çevre ödülünü aldık. Bunu dışarıdakiler görüyor, içeridekiler görmüyorsa ne diyeyim ben. Şu andaki büyükşehir belediye başkanı yapacaklarına baksın. Seçimlerden bu yana bir sene geçti. Ne yaptı? Dişe dokunur bir şey var mı? Bir şey yok. İstanbul dinamiktir, sürekli geliştirmek gerekiyor. " diye konuştu. FOTOĞRAFLAR:  Nil Adomeit


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.