AK Parti İzmir’de Sancılı Değişim


Halit TUNÇ

Halit TUNÇ

12 Mayıs 2019, 12:03

AK Parti’ye İzmir’de İl başkanı dayanmıyor.

Genellikle referandumlar, seçimler sonrası il başkanları değiştiriliyor.

Bu ‘değişim’ aslında beraberinde bir şeyi değiştirmiyor.

Kaptan kenarda bekletilse de 50 kişilik A takım ve yedek kulübesi hep aynıdır. Bazen görevden alınan takım kaptanıyla 2. kez tekrar anlaşılabiliyor. Milletvekili yapılıyor, il başkanı oluyor, tekrar milletvekilliğine dönüyor.

İL Başkanını değiştirmekle teşkilat yenilenmiyor.

AK Parti İzmir’de asıl sorun siyaseti ranta çeviren ve yıllardır bundan geçinen malum sosyal sınıftır.

Kim bu siyasi rantçılar?

Kamu kurumlarının ihalelerini takip edenler,

Milli Emlak’tan binlerce dönümlük arazi tahsisi sağlayıp bunu alt kiracılara verenler,

Kara Yollarından çok değerli arazileri, arsaları kapıp kendi aralarında paylaşanlar,

Kayyumluk müessesini istismar edip, şirketlere, firmalara çökenler varlıklarını hortumlayanlar. Bol bol maaş alanlar…

İzmir Büyükşehir Belediyesinden alamadıkları ruhsatları, imar uygulamalarını Çevre Bakanlığından çok rahat geçirtenler…

Kamu kurumu müdürlerini, yöneticilerini kendi çıkarları doğrultundan görevden aldıran, yenilerini bulanlar,

Hastanelerin, üniversitelerin malzeme alımlarına, kantinlerine, oto parklarına, vakıflarına, kaynaklarına çökenler…

Daha neler- neler…

Hangisini yazayım, hangisini haykırayım…

İzmir’de durum vahim.

Aynı ekip, aynı adamlar partiye çökmüş ve kimsenin kapıdan girmesine müsaade etmiyorlar. O nedenle İl Başkanlarının değişmesi aslında hiçbir şeyi değiştirmiyor.

Kimler değişmedi ki?

Örneğin; Ömür Kabak 20 Haziran 2009 tarihinde yapılan İL Kongresinde başkanlığa seçildi. 12 Eylül referandumundan tam üç ay sonra 12 Aralık’ta Kabak’ın istifası alındı.

Ak Parti İzmir Eski İl Başkanı Ömer Cihat Akay’ında koltuğu da bir yerel seçim sonrası sarsıldı. 2014 Yerel Seçimlerinde Belediye başkan adayı Binali Yıldırım’la uyum problemi yaşayan Akay’ın istifası teşkilatlardan sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Süleyman Soylu tarafından Haziran 2014’te alındı.

O tarihlerde Akay için ‘Zücaciye Dükkanına Giren Fil “adıyla bir köşe yazısı kaleme almıştım. Bana göre muhteşem bir benzetmeydi. Aynen öyle oldu.

Ak Parti İzmir’de bir daha toparlanamadı. Parti vitrininde çok büyük bir tahribat yaşandı. Bazı müteahhitler, iş adamları, rantçıların kuşattığı teşkilat tam bir şok yaşadı. Parti tabanından koparıldı.

Bu süreci onarmak, zücaciye dükkanını eski haline getirmek üzere göreve atanan Bülent Delican’ da 45 ay süreyle parti içi muhalefetten dolayı zor günler geçirdi. Akay’ın ekibi, (Filler Grubu) uzantıları ona nefes aldırmadı. İlk aydan sonra hemen- hemen her gün görevden alınıyor alınacak’ baskısına maruz bırakıldı.

Filler grubu; Delican hakkında ‘olumsuz’ algı oluşturmada geçte olsa başarıya ulaştı. Bülent Delican 45 ay sonra fillere yem edildi.

Aydın Şengül’ün görevden alınma süreci de 31 Mart yerel seçimi sonrası oldu.

Sadece Ali Aşlık ve İsmail Katmerci Milletvekili adaylıkları nedeniyle İzmir İl Başkanlığı görevlerinden istifa ettiler.

Kerem Ali Sürekli’ yi bekleyen tehlike ise seçim değil, teşkilattın kendisidir. Partinin kendi içinde yaşadığı sorunlardır.

Partiye değer katan değil, ondan beslenenlerdir. Toplumda, parti tabanında hiçbir karşılığı olmayanlardır.

Üzülerek belirtmeliyim İzmir’de ilçe teşkilatları ‘grupçuluk’ mantığıyla yapılandırılmış. Her Milletvekili siyasi geleceğini dizayn etme adına bölgesinde bir yapı oluşturmuş. En sıradan vatandaş bile hangi ilçe başkanının hangi milletvekilinin koruması altında yaşadığını, yönetildiğini bilir. İlçe yöneticilerinin, belediye meclis üyelerinin herkesin bir abisi, ablası, dayısı var.

10 yılıdır ilçe başkanı olup, medyada tek mesajı, tek sözü, tek projesi olmayan ilçe başkanlarını biliyorum. Aynı ilçe başkanlarının epeyce mal, mülk edindiklerini de herkes konuşuyor.

Kerem Ali Sürekli’ nin bu çelikten barikatı nasıl aşacağını bilemiyorum.

İlçe teşkilatlarını yenilemek ve doğru kadrolarla yeni bir süreç başlatmak zorunda.

Örneğin Kerem Ali Sürekli kayıp edilen ilçeler hakkında ne kadar bilgi sahibi.

Nedenlerine ilişkin raporlar istedin mi?.

Bazı ilçe başkanlarının Belediye Başkan Adaylarına seçimi kayıp ettirmek için gösterdikleri üstün performanstan haberi var mı?

Sayısız örnekler verebilirim.

31 Mart yerel seçimlerinde bazı ilçe başkanları ‘kazanmak’ yerine kayıp ettirmek için her türlü yolu, yordamı denediler. Çalışmadılar, çalıştırmadılar.

Bazı ilçe başkanları “x kişi aday gösterilirse istifa ederim “diyecek kadar tehditlerde bile bulundular. Bunlar partinin hafızasında mevcut mu?

Aynı ilçe başkanlarıyla yola devam edilmesi durumunda neyi değiştirebilmiş olacak ?

Başka kentlerdeki siyasi yapılanmayı bilmem. Ancak İzmir’de ne kadar partili ya da dava adamı olduğunun hiçbir önemi yok. Asıl önemli olan hangi Milletvekiline yakın olduğundur. Referansın davan değil o bölgede siyasi hakimiyet kurmak isteyen milletvekilleridir.

Parti’yi zenginleşme, rant, sosyal ve siyasal gücünü koruma alanı olarak gören, bunu yıllardan beri kullanan kesimin saltanatına Kerem Ali Sürekli “dur” diyebilecek mi?

Bütün sorun burada düğümleniyor.

Yeni bir sayfa açıp, gerçek partilileri, dava insanlarını, gönül adamlarını sürece dahil etmekte yatıyor.

Bana ulaşan bilgilere göre şimdilik bu imkânsız görünüyor.

Kerem Ali Sürekli sessiz değişim, sorunsuz yenilenme, kimseyi acıtmadan, incitmeden süreci yönetmekten yana bir strateji izliyor. Aynı ekibin uzantılarının lobi faaliyetlerini gözlemliyorum onun içinde notunu düşüyorum.

Bu değişim çok sancılı olacak.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.