AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Kim Olmalı ?


Sofi İbrahim

Sofi İbrahim

Okunma 07 Ekim 2018, 20:20

Siyaset; bir meslek değil, bir misyondur. Fedailik, fedakârlık en önemlisi vizyon sahibi olmayı gerektirir.

Siyaset; yeri ve zamanı geldiğinde bırakmayı, ancak ilkelerinize değerlerinize, milletinize, halkın varlıklarına, kaynaklarına, bağımsızlığına yönelik bir işgal ve yağma operasiyonu varsa da direnmeyi, savaşmayı gerektir.

Siyaset; saygı, sevgi, hoşgörü, toplumu bir arada tutabilme, ortak değerlerde buluşturma, ayırmama, kayırmama sanatıdır.

Siyaset; bir ailenin, çevrenin bürokraside, ekonomide kadrolaşma, ego tatmini, güç sahibi olma alanı değildir. İlçeni, kentini yönetebilme becerisidir.

Siyaset; bir milletin yaşam kalitesini arttırmak adına planlı, programlı, heyecanlı, inançlı karşılıksız çalışma fedakârlığına sahip olmaktır.

Siyaset; bir aileye, sosyal ve siyasal gruba, sınıfa getiri, güç sağlama ve ondan beslenme projesi hiç değildir.

Bütün bunları neden yazıyorum?

Siyaseti güç ve rant aracı olarak algılayan, buna odaklanan, bu doğrultuda örgütlenen bir kesim var.

Başarılı olurlar, olamazlar bilemiyorum. Milletimiz bunların farkında olsun istiyorum.

Yıllardır kent siyasetini dizayn etmeyi alışkanlık haline getirmiş bu lobiler, bazı isimleri pazarlamaya, parlatmaya, onlara farklı anlamlar yüklemeye başladılar.

Sosyal mühendisler; yaptıkları PİYAR çalışmalarıyla özellikle AK Parti tabanıyla, sosyal ve siyasal dokusuyla, mücadele tarzıyla yaşam biçimiyle, değerleriyle örtüşmeyen bazı isimleri pazarlıyorlar.

Bu durum olası potansiyel adayların önünü erkenden kesmeye yarar ve teşkilatın aday adaylar seçeneğini azaltır diye düşünüyorum. Açıkçası biraz kaygılıyım.

Sakın adaylık düşünmeyin, bizim adayımız zaten bellidir” algısı başka kentlerde belki karşılık bulur lakin İzmir’in siyaset ruhuyla örtüşmüyor.

AK Parti İzmir Büyükşehir belediye başkan adayının kim olacağı yerine, nasıl biri olması gerektiğine ilişkin tartışmalar bence başlamalı. Fikirleri görüşleri bloke edecek girişimlerden kaçınılmalıdır.

Siyasettin İlk düğmesini yanlış ilikleyecek tutumlardan kaçınmak lazım. Çünkü bedeli sonradan çok ağır olur.

Bir örnek vermek gerekirse;

Taha Aksoy’un İzmir’den Büyükşehir adayı gösterildiği günün akşamı Yeni Asır TV’ de GATECİLER programına konuk etmiştik. Şebnem Bursalı, Müzaffer Oktay, Atilla Sertel ve ben programda vardık.

Aksoy konuştukça terliyordum. Partiyi değil, şahsına odaklı bir dil kullanıyordu. Sözlerinde heyecan, dilinde teşkilat, hedefinde proje adına bir şey yoktu. Program süresince Türkçe Olimpiyatlarını anlattı durdu.

Program sonrası yüzlerce mesaj yağdı. Ak Parti ilk düğmeyi yanlış iliklemişti. Artık geri dönüşü de yoktu.

AK Parti’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayının hangi değerlere, sosyal birikime, siyasi geçmişe, eğitime, çevreye, ilişkilere, yeteneklere, başarı hikâyesine, aile yapısına, yöneticilik kabiliyetine, hayal gücüne en önemlisi toplumdaki karşılığının ne olduğuna bakılması gerektiğini düşünüyorum.

"Benim Belediye Başkan Adayım Önce Ak Parti’li olmalıdır." diyen bir taban var.

Örneğin benim belediye başkan adayım bir çevrenin lobi hareketiyle, PİYAR projesiyle değil, halkın isteğiyle parti tabanının desteğiyle belirlenmeli.

Eğer CHP İzmir’de büyükşehir adayı için ön seçim yapacaksa… Ak Parti’de (İzmir’e özel) adayını ön seçime benzer bir çalışmayla belirlemeli diyorum.

Başka kentleri bilmem. Ancak İzmir dayatma, PİYAR projeleriyle gündeme gelmiş, hiçbir başarı hikâyesi olmayan adayları sindiremiyor.

AK Parti’nin İzmir Büyükşehir adayının asıl referansı milletin kendisi olmalı.

Benim belediye başkan adayım ihtişamlı yaşamıyla, çok değerli lüks araçlarıyla asla anılmamalı.

Benim belediye başkan adayım, bir kent bilimcisi sessizliğinde, Ödemiş’li çiftinin sadeliğinde, olmalıdır.

Benim belediye başkan adayım, okullarda gezerken öğretmen, Kemeraltın’ da esnaf, Kadifekale’de midyeci Şehmus, Torbalı’da pazarcı, Çiğli’ de oto tamircisi, Konak’ta taksi şoförü olmalıdır.

İzmir’in bütün parçalarını renklerini onda görmeliyiz. Onu öylesine sevmeliyiz ki… Gecenin bir vaktinde, zor bir anımızda “belediye başkanımızı arayabiliriz” diyebilmeliyiz.

En değerlisi benim belediye başkan adayım, adaletli, merhametli ve proje adamı olmalı…

Şunu da özellikle belirtmeliyim.

AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığını kazanmaya hiçbir zaman bu kadar yakın olmadı.

Yeter ki kibirden uzak, belli bir sosyal sınıfın değil, herkesin sindirebileceği birisini aday gösterebilelim.

Yeter ki Ak Parti teşkilatını da bu adayın dürüstlüğüne, adam gibi adam olduğuna inandıralım.

En önemlisi…

Ak Parti adayı onun bunun adamı da olmamalı.

AK Parti’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı; biraz Bekir Pakdemirli Hamza Dağ, biraz Atilla Kaya, biraz Cemal Bekle, biraz Necip Nasır, biraz Ceyda Bölünmez Çankırı, biraz Yaşar Kırkpınar, biraz Aydın Şengül, olmalı.

Namı, şanı, ünü, parası, firması değil…

İzmir’de karşılığı olmalı.

Bankalardaki karşılığı vatandaşı hiç ilgilendirmiyor.

NOT:

Değerli dostlar. Çoğunuz Sofi İbrahim'i tanıyorsunuz. Radyo programlarını bıraktım. Artık haftanın belli günleri izin verirlerse burada yazacağım.  Hürmetlerimle

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.